Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Mete Demir/İletişim Uzmanı
Mete Demir/İletişim Uzmanı

Ehven-i Şer

Bu sert, sarsıcı ve modern insanın ikiyüzlülüğüne bir balyoz gibi inen metni, ruhunu bozmadan bir köşe yazısı formatına getirdim.

Maskelerin Ardındaki İsimler ve Büyük Suçun Ortaklığı
Modern dünya, bize neyi seveceğimizi, hangi kavanoza parmağımızı daldıracağımızı ve hangi “lezzetin” peşinden koşacağımızı dikte eden devasa bir illüzyon makinesi. Toplumsal tahammül anayasaları adı altında bize yutturulan bu düzen, aslında özünde keyif vermeyen, ruhu öldüren bir fikrin doğum günü kutlamasından farksız.

Endüstri 4.0’ın içine tükürdüğü bu çağda, cebinizdeki sosyal medyayı kalbinizden daha yakın tutuyorsunuz. Ve itiraf edelim; bu sahte “farzlar” yüzünden tarihin gördüğü en büyük suçun sessiz ortaklarısınız. Sırf moda olduğu için kutsal sayılan ne varsa tekmeleyebilecek bir mide bulantısının içinde deviniyoruz.

Dengeden Yoksun Bir Hayranlık
Gökyüzünde süzülen kuşların estetiğine hayran kalıp, arabanıza düşen bir kuş pisliği yüzünden sapanlara sarılan o dengesiz tavrınız beni bu satırları yazmaya mecbur kılıyor. Kusura bakmayın ama; içinde görünmediğiniz o en şık kıyafetleriniz kadar değerlisiniz benim gözümde. Etiketlerinizin pahası, ruhunuzun pezevenkliğini yapmaktan öteye geçemiyor. Bu matematiksel bir acizlik, mantığa edilmiş en ağır hakarettir.

Güneşin her gün doğudan doğuşuna bile şaşıracak kadar sığ, sessiz bir manifestonun koca bir topluma hiç okunmadan deklare edilmesi kadar imkansız bir “fikrin” ürünüsünüz. Bu manzara karşısında benim safım belli: Okuma yazma bilmeyen ufacık çocukların ve kendini savunamayan dilsiz hayvanların savaşçısıyım.

Ciğersiz Toplumlar ve Verilmemiş Sözler
Uzun cümleleri bir nefeste okuyamayacak kadar ciğersiz kalmış her toplumun canı cehenneme! Benden kolay bir teselli beklemeyin. Dizlerimdeki derman kadar yanıma koşmanızı, gerçek bir çaba sarf etmenizi istiyorum. Sizi, bir çocuğa verilmiş ama asla tutulmamış o yarım söz gibi görüyorum ve sizi bir akşamüstü ansızın utanmaya davet ediyorum.

Sahi, maskelerin adını saymaya hangi ezber direnebilir? İsim belirtilmeli artık. Kim olduğunuz, neyi yıktığınız ve neyin üstüne oturduğunuz açıkça söylenmeli.

Kıyamet mi? O Çoktan Koptu
Dünyanın son iskelesinden size selamlar… Dürüst bir manevrayla göğe yükselen gemilerin koyundayım. Siz kıyameti bekleyedurun; harabelerin tuğlalarına harç edilen ölü ceset parçalarının hayata kattığı değer kadarsınız. Nasıl bir devirse bu; kıvılcım ebatındaki bir damla suyun dünyayı doyuracağı kadar garip, bir o kadar da adaletsiz.

Akıllara şunu kazımak lazım: İyiler her zaman kazanmaz. Sabır dediğiniz şey, bazen saf bir teslimiyet bazen de katıksız bir ahmaklıktır. Bir yanağına tokat yiyince diğerini dönmeyi erdem sayanların aklına şaşarım. Zaman kaybetmeden kılıçlar çekilmeli ve o isimler tek tek telaffuz edilmelidir.

İyi insanların neden ahmakça bir tavırla susup oturduğunu düşündüğümüzde, bir akşamüstü ansızın delirmek haktır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER