Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Miraç Özmen / Araştırmacı,Yazar
Miraç Özmen / Araştırmacı,Yazar

Kavramlar Değişti, Samimiyet Kayboldu: Eyvah, Bize Ne Oldu?

Adamlık Resetlendi, Ayarlarımızla Oynanıyor

Şimdi lafı eğip bükmeden söyleyelim: Erkeğin de kadının da ayarlarıyla fena halde oynandı. Eskiden hayat basitti. Erkek, dışarının kurdu; kadın, evin huzuruydu. Adam, alnının teriyle kalesi olan yuvayı inşa ederdi; hanım da o duvarın içine ruhu, sıcaklığı ve o meşhur Türk kahvesi kokusunu işlerdi. Alanlar belliydi, kimse kimsenin rolüne özenmezdi. Çünkü aramızda saygı denen ağır abi vardı.

Şimdi ne oldu? Erkek, duygusal yumağa dönüştü; “hassas olmayı” marifet sanıyor. Kadın desen, “güçlü olacağım” diye robot gibi takılıyor, sertliği güç sanıyor. Biz, birbirini tamamlayan iki parça idik; şimdi herkes tek başına bir ordu kurma peşinde. Neticede toplumun dengesi, sizin tek başına ne kadar güçlü olduğunuzla değil; birbirinizle ne kadar uyumlu olduğunuzla ölçülürdü. Bunu unuttuk.

Red Flag: Eskiden Ona “Haysiyet” Denirdi Kardeşim!

Şimdiki gençlik bir “red flag” tutturmuş gidiyor. Birinin olumsuz huyunu görünce hemen bayrağı çekiyorlar. Kardeşim, eskiden bu kadar laf kalabalığına ne gerek vardı? Birine “adam değilmiş” denirdi, konu kapanırdı. Laf yerini bulurdu.

Şimdi kadın, “Erkek neden duygularını açmıyor?” diye dert yanıyor. E güzel kardeşim, bizim atalarımız duygusunu sözle değil, sana omuz vermesiyle, sahiplenmesiyle gösterirdi. Sahiplenmek, duygudan daha derin bir eylemdi.

Erkek desen, “Kadın çok bağımsız, yanıma yaklaşmıyor,” diye mızmızlanıyor. E eskiden kadın da sevgisini “söz”lere değil, o yuvaya olan sadakatine yüklerdi.

Şimdi herkes ekranlarda kendini anlatma derdinde, kimse karşısındakinin sessizliğini anlama zahmetine girmiyor. İlişki dediğin, birbirinin yükünü alma sanatıydı. Şimdilerde herkes birbirine “yük” olmuş, sürekli “İhtiyaçlarımı karşıla” diye fatura kesiyor.

 

Green Flag: Görgü Denilen Şey, Yeni Trend Değildir

“Green flag”i tarif etmek için ithal kelimelere, havalı tabirlere ihtiyacımız yok. Bizim lügatımızda buna “Görgü,” “Terbiye,” “Adamlık” denirdi.

Kapı açmak mı? O bir görgüydü, jest değil.

Sofrada en iyisini misafire uzatmak mı? O bir terbiye dersiydi.

“Özür dilerim” diyebilmek mi? O, insan olmanın zorunlu teçhizatıydı.

Şimdi bunlar yapılınca alkışlanıyor, “Ne kadar ince ruhlu!” deniyor. Yahu, bunlar insanlığın ve bu toprakların asgari müşterekleriydi. Bizim kültürümüz der ki: “İyi insan, iyiliğini fark ettirmez.” Bizim asıl yeşil bayrağımız, o görünmez iyilikti. Modern hayat bizi maalesef “iyi olmaya” değil, “iyi görünmeye” alıştırdı.

Love Bombing: Sevda Değil, Dijital Gösteri

“Love bombing” (aşk bombardımanı) diye bir kavram çıkmış. Kısa sürede aşırı ilgi göstermekmiş. Eskiden böyle bir şey olmazdı, çünkü sevgi yarışa çevrilmezdi. Seven, kalbinde taşırdı. Bir kere “seninim” derdi, ama ömür boyu bunu hissettirirdi.

Şimdi ise her şey söze, süslü mesaja, pahalı dijital jestlere kaldı. Eskinin erkeği “Seviyorum” demeye utanırdı belki ama bir bakışı, bir koruyuşu yeterdi. Kadın da o bakışı okumayı bilirdi. Bugün herkes cümle kuruyor, ama kimse samimiyetine inanmıyor; herkes niyet avcılığı yapıyor. Samimiyet, bu yapay ilgi yığınlarının altında ezildi gitti.

Denge Şaştı, Direği Sağlam Tutalım

Bugünün kadını güçlü olmak istiyor; bu başımızın tacı.

Ama o güç, bazen “Ben tekim, kimseye ihtiyacım yok” diye bir duvara dönüşüyor.

Erkekler de duygu göstermeye korkuyor; “maço değil” damgası yemekten çekiniyor.

Eskiden kadın, erkeğine güvenmek isterdi. Şimdi “kimseye muhtaç olmamak” istiyor.

Erkek, kadına sahip çıkmak isterdi. Şimdi “yanlış anlaşılmamak” için geri duruyor.

Bu arada ne oldu? İlişkilerin ve aile kurumunun direği sarsıldı.

Çünkü herkes “haklı” olmaya çalışıyor, kimse “hakkaniyetli” olmaya çalışmıyor.

Bizim töremiz ne diyordu? Kadın, toprağın bereketiydi; erkek, o toprağın direği.

Biri olmadan diğeri ayakta durmaz. Kavramlar, modalar, sosyal medya fırtınaları gelip geçebilir. Ama insanın asıl değeri, sözünde ve özünde durmasıdır.

Erkek, ağırbaşlılığını korusun; kadın, gücünü zarafetle göstersin. Bu dengeyi kurduğumuz an, ne red flag kalır, ne love bombing. Çünkü ne kadın erkekten üstün, ne de erkek kadından. İkisi de aynı sofrada, aynı değerde oturmalıdır.

Unutmayın: Bir toplumun dirliği, kadınla erkeğin birbirine benzeyerek değil, birbirini tamamlayarak; saygıyı ve sadakati asla kaybetmeyerek yaşamasındadır. Gelin, fabrika ayarlarımıza geri dönelim.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER