Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dr. Bayram Şahin / Akademisyen
Dr. Bayram Şahin / Akademisyen

Postmodernizmin Etiğe Bakışı

Postmodernite nasıl özünde bir “modernlik” eleştirisiyse, postmodern etik de temelde modern denilen etiğin eleştirisidir. Asıl ya da önemli olan yeni etik görüşünün kendisinden ziyade eleştiridir, modern etikte sorunlu görülendir. Eleştiriden hareketle de postmodern bir etiğin nasıl olabileceği ortaya konabilir. “Modernlik” kendi içinde çelişkilidir, postmodernlere göre çünkü hem ahlaka ihtiyaç duymakta hem de ana tezleriyle ahlakı imkânsız kılmaktadır. Modern dünya belli ahlak anlayışlarının varlığını gerektirmekte ama aynı zamanda bu anlayışları ciddiye almanın zeminini yok etmektedir.

Modernlik ahlaksal bilgi imkânını dışlayan bir bilgi anlayışı geliştirmiştir. Bu anlayışta ahlak, artı rasyonel bir inanç konusu değil, öznel bir kanaat meselesi haline gelmiştir. Birbiriyle çelişen ahlaksal konumlar söz konusu olduğunda, bunlardan herhangi birinin kabul edilebilmesi için hiçbir iyi neden gösterememekte, kişiyi kendi başına bırakmaktadır . Modernliğin başlıca çizgisi, pratikleri araçsal aklın isteklerine maruz bırakmak ve bireyi geleneğe olan bağlılıklarından tecrit etmektir. Gelenekten koparılan bireyi modernlik kendi başına bırakmaktadır.

Bunun nedeni ise modernlikte, akıl ve ahlak arasındaki bağlantının koparılması, deyim yerindeyse, akıl ve ahlakın birbirinden ayrı düşmeleridir. Poole’a göre, ahlakın gerektirdiği gibi davranmak için akli bir gerekçemiz yoktur artık; ayrıca ahlakın iddialarını doğru kabul edebileceğimiz akılsal nedenlerimiz de yoktur. Hatta bunun tersine modern akıl anlayışlarının ötesine gitmek için gayet iyi akli gerekçelerimiz vardır, bunun için ahlaksal zeminler de mevcuttur. Ama bu, bizzat modernliğin ötesine gitmemizi gerektirmektedir

Sonuç olarak postmodernizmin etiğe bakışı, yeni ve bütünlüklü bir ahlak teorisi ortaya koymaktan çok, modern etiğin iddia ettiği nesnellik, evrensellik ve rasyonel temellendirme anlayışlarını sorgulamaya yöneliktir. Postmodern etik, modernliğin akıl merkezli ve araçsal yaklaşımının ahlakı temelsizleştirdiğini, bireyi gelenekten ve bağlayıcı ahlaki çerçevelerden kopararak yalnızlaştırdığını ileri sürer. Bu bağlamda modern etik, ahlaka duyulan ihtiyacı kabul etmekle birlikte, ahlaki bilgiye ve yükümlülüğe meşruiyet kazandıracak zemini kendi içinde ortadan kaldırmaktadır.

Postmodern düşünceye göre, ahlakın yalnızca öznel tercihlere indirgenmesi, ahlaki yargılar arasında rasyonel bir ayrım yapmayı imkânsız kılmakta ve bireyi ahlaki sorumluluk karşısında savunmasız bırakmaktadır. Bu nedenle postmodern etik, akıl ile ahlak arasındaki kopuşu görünür kılarak, modernliğin sınırlarını aşmayı gerekli görür.

Her ne kadar postmodernizm kesin normlar ve evrensel ilkeler sunmaktan bilinçli olarak kaçınsa da, modernliğin ahlaki krizini teşhis etmesi bakımından önemli bir işlev üstlenir. Böylece postmodern etik, ahlakın yeniden düşünülmesi gerektiğini hatırlatan eleştirel bir imkân alanı olarak değerlendirilebilir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER