Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Halil Hakan Ercelebi
Halil Hakan Ercelebi

Çankaya Yokuşunda Asya’nın Bozkurtları

Ankara’nın bazı semtleri vardır; insanı yalnız büyütmez, yoğurur.
Çankaya da böyledir…
Sadece kaldırımlarıyla, yokuşlarıyla değil; fikirleriyle, kavgalarıyla, hatıralarıyla adam eder insanı. Çünkü Çankaya, bir yönüyle Cumhuriyet’in aklıysa; diğer yönüyle Türk milliyetçiliğinin sokakta yetişen iradesidir. O yokuşlarda yürüyen her Ülkücü bilir ki, dava dediğimiz şey bazen bir afiş asarken üşümektir, bazen bir şehidin ardından sessizce dua etmektir, bazen de kimse görmezken hareketin yükünü omuzlamaktır.

Bugün Milliyetçi Hareket Partisi Çankaya İlçe Başkanlığı görevine atanan kıymetli ağabeyim Ozan Özdemir’i düşününce aklıma tam da bu geliyor:
Çankaya’nın yokuşlarında yetişmiş bir Bozkurt’un hikâyesi…

Aslen Gümüşhaneli olması, onun karakterindeki o sert dağların ve iklimlerin adamı kavramını her zaman hissettirmiştir bana. Karadeniz’in direnciyle Ankara’nın siyasi sertliğini aynı bedende taşıyan adamlardan biridir Ozan ağabey. Fakat onu farklı yapan şey sadece mücadeleci tarafı değildir. Bu hareketin içerisinde nice insan gördük; kimi makam görünce değişti, kimi kalabalık görünce yön değiştirdi, kimi de menfaat karşısında sessizleşti. Ama bazı insanlar vardır ki, onların aidiyeti tabelalara değil; imana, sadakate ve ülküye bağlıdır.

Ben kendisini, Çankaya Ülkü Ocakları Başkanlığı döneminde tanıdım.
Henüz sokakların diliyle konuşan, fakat gönlünde büyük bir Türk milleti sevdası taşıyan gençlerdik. Sonrasında Ankara Ülkü Ocakları İl Başkanlığı döneminde birlikte görev yaptık. İşte insan bazı adamları en iyi o hengâmenin içinde tanır. Uykusuz gecelerde, teşkilat koridorlarında, bir ülküdaşın derdiyle dertlenirken, memleket meseleleri üzerine sabahlarken…

Ozan ağabeyin en çok dikkatimi çeken tarafı şuydu:
Görevini hiçbir zaman bir makam gibi taşımadı. Bir emanet gibi taşıdı.

Çünkü Ülkücülük; sadece slogan atanların değil, gerektiğinde susmasını bilenlerin de davasıdır. Vefâ ister… Sabır ister… En önemlisi de sadakat ister. Türk milliyetçiliği fikri, günlük heyecanlarla değil; uzun yürüyüşlerle ayakta kalır. Ve o yürüyüşte herkes ön safta görünemez. Kimisi geri planda yük taşır, kimisi kırılanı toplar, kimisi de hareketin hafızasını korur. Ozan Özdemir, benim nazarımda işte o adamlardandır.

Bugün Çankaya gibi siyasi olarak zor, çetin ve çok katmanlı bir ilçede göreve getirilmesi tesadüf değildir. Çünkü Çankaya yalnızca bir ilçe değildir; Türkiye’nin ideolojik kırılmalarının küçük bir özeti gibidir. Böyle bir yerde Milliyetçi Hareket Partisi’nin sancağını taşımak; sadece siyasi değil, aynı zamanda fikrî bir mücadeledir.

Bizim hareketimizde makamlar gelip geçer.
Fakat samimiyet kalır.

İnsan yıllar sonra dönüp baktığında; kimlerin gerçekten Türk milleti için mücadele ettiğini, kimlerin sadece görünmek istediğini çok net görür. İşte bu yüzden bazı isimler unutulur, bazı isimler ise hatır olarak kalır. Çünkü dava adamlığı, kalabalıkların alkışından çok; ülküdaşlarının şahadetiyle ölçülür.

Ben bugün geriye dönüp baktığımda; Çankaya’nın o sert yokuşlarında yürüyen, Ankara gecelerinde teşkilat nöbeti tutan, Türk milletinin geleceği adına samimiyetle mücadele eden bir ağabey görüyorum.
Asya’nın bozkırlarından Anadolu’ya taşınan o kadim ruhun, modern şehirlerin betonları arasında hâlâ yaşadığını görüyorum.

Çünkü bazı insanlar sadece siyaset yapmaz…
Bir ahlâkı temsil eder.

Ve inanıyorum ki; Türk milliyetçiliğinin yarınlara taşınmasında en büyük güç, makamların değil; birbirine iman etmiş dava adamlarının omuz omuza yürüyüşü olacaktır.

Çankaya’nın yokuşları bunu iyi bilir.
O yokuşlardan nice Bozkurt geçti…
Kimisi düştü, kimisi şehit oldu, kimisi unutuldu.

Ama sadakatle yürüyenlerin izi, daima kaldı.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER