Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Yasin Akman/Türkolog-Yazar
Yasin Akman/Türkolog-Yazar

Gasp Edilen Bir Vatan Parçası: Musul ve Kerkük’ün Dinmeyen Sancısı

Bugün takvimler 9 Mayıs 2026’yı gösteriyor. Geçtiğimiz günlerde andığımız Kut’ül Amare’nin gururu hala yüreğimizdeyken, o zaferin hemen yanı başındaki bir başka yaraya; Misak-ı Milli’nin yetim kalmış toprakları Musul ve Kerkük’e bakmak bir boyun borcudur. Bir edebiyatçı ve tarih sevdalısı olarak, bu coğrafyayı sadece bir “petrol havzası” olarak gören sığ anlayışın aksine, orayı bin yıllık Türk mührünün vurulduğu bir medeniyet kalesi olarak okumalıyız.

1. Tarihsel Arka Plan: Selçuklu’dan Osmanlı’ya “Türk Yurdu”
Musul ve Kerkük, Anadolu’dan bile önce Türkleşmiş topraklardır. 1055 yılında Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in Bağdat seferiyle başlayan süreçte, bölge tamamen Türk hakimiyetine girmiştir. Atabeylikler dönemi ve ardından Osmanlı idaresiyle birlikte bu coğrafya; camileri, kışlaları, köprüleri ve en önemlisi “Hoyratları” ile bir Türk yurdu haline gelmiştir.
Birinci Dünya Savaşı bittiğinde, 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi imzalandığı sırada Musul ve Kerkük henüz işgal edilmemişti. Yani hukuken ve fiilen Misak-ı Milli sınırları içerisindeydi. Ancak İngilizler, mütareke hükümlerini hiçe sayarak bu petrol zengini topraklara çökmüş, 1926 Ankara Antlaşması ile de bu yara maalesef kağıt üzerinde kapanmıştır. Fakat Türk insanının gönlünde o sınır hiçbir zaman çizilememiştir.

2. Şimdiki Durum: Jeopolitik Bir Kıskacın İçinde
Bugün Musul ve Kerkük, Irak’ın federal yapısı içerisinde bitmek bilmeyen bir güç mücadelesinin merkezindedir. 2014’teki DEAŞ işgali sonrası yaşanan yıkım, ardından gelen merkezi hükümet ile bölgesel yönetim arasındaki “tartışmalı bölgeler” krizi, coğrafyayı bir barut fıçısına çevirmiştir.
2026 yılı itibarıyla, Kerkük’te hala devam eden idari belirsizlik ve demografik yapıyı değiştirme çabaları, bölgenin istikrarını tehdit etmektedir. Şehir, bir yandan modernleşmeye çalışırken bir yandan da siyasi çekişmelerin gölgesinde kadim kimliğini koruma savaşı vermektedir.

3. Türkmenlerin Durumu: Bozkırın Çöldeki Direnişçileri
Oradaki soydaşlarımız, yani Irak Türkmenleri, bu toprakların asıl sahibi olmalarına rağmen en çok çileyi çeken gruptur. Saddam dönemindeki “Araplaştırma” politikalarından, 2003 sonrası “Kürtleştirme” çabalarına ve DEAŞ’ın doğrudan soykırım girişimlerine (Tuzhurmatu ve Telafer hatırda tutulmalıdır) kadar her türlü zulme göğüs germişlerdir.
Siyasi Temsil: Türkmenler bugün Irak’ta “üçüncü ana unsur” olmalarına rağmen, siyasi temsilde hala hak ettikleri noktada değillerdir.
Sosyal Durum: Kerkük’teki Türkmen varlığı, tapu ve nüfus kayıtlarının yakılmasına, sistemli göç politikalarına rağmen hala şehrin en güçlü sivil dinamiğidir. “Kerkük Türk’tür Türk Kalacak” sloganı, bir siyasi klişe değil, bir halkın hayatta kalma iradesidir.
4. Gelecek Vizyonu ve Türkiye’nin Rolü
2026 konjonktüründe, Türkiye’nin Irak ile geliştirdiği “Kalkınma Yolu Projesi”, Musul ve Kerkük’ün kaderini yeniden belirleyebilir. Bu proje, bölgeyi bir çatışma alanından ziyade, Basra’dan Avrupa’ya uzanan bir ticaret köprüsü haline getirmeyi hedeflemektedir.
Ancak stratejik planlar ne olursa olsun, bizim için asıl mesele oradaki kardeşlerimizin can güvenliği ve kültürel bekasıdır. Kerkük’teki bir Türkmen evinde söylenen bir hoyratın susması, Ankara’nın bir damarının kesilmesi demektir.

Bir Medeniyet Nöbeti

Musul ve Kerkük bizim için sadece “misak” değil, aynı zamanda bir “miras” meselesidir. İttihatçıların o meşhur “Turan” hayalinin Güney hattı, bu toprakların güvenliğinden geçer. Bugün Türk dünyasının birleşmesinden, Turan’ın yükselişinden bahsediyorsak; Kerkük’teki kale burçlarında dalgalanan Türkmen ruhunu selamlamadan geçemeyiz.
Unutulmasın ki; Kerkük sadece Irak’ın bir şehri değil, Türk dünyasının namusudur. Tarih, bu emanete sahip çıkanları ve onu yalnız bırakanları mutlaka kaydedecektir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER