Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Feyza Tozoğlu / İletişim Uzmanı
Feyza Tozoğlu / İletişim Uzmanı

Organiğe Geri Dönüş Etkisi

Son zamanlarda gıda, içecek ve iklim krizi üzerine yapılan incelemeler ve yazılan makaleler bizleri çok fazla düşündürür oldu. Öncelikli olarak dünyamız çok büyük tehdit altında, bizlerin sağlığı (hem mental, hem fiziksel sağlığı) bu süreçte ihmal edilmemelidir.

Endüstrinin gelişimi insanlığa her ne kadar önemli bir katkı sağlasa da birçok probleme yol açmıştır. Sanayi ve teknoloji açısından büyük değişimler yaşandı ve yaşanmaya devam etmekte. Fakat seri üretimler aynı zamanda yiyecek ve içecek sektörünü de ele geçirmiş durumda. Bizler modern dünyanın kargaşasında her şey pratik olsun istiyoruz çünkü zaman en değerli kavram halini aldı. Pratik yaşama sahip olalım derken nasıl bir etki ile karşılaşmaktayız bir bakalım istedik. Artan nüfus, tüketim çılgınlığı, arz ve talep dengesi derken organik olan her şeyden biraz daha uzaklaştık. Kurulan büyükbaş, tavuk, domuz ve küçükbaş çiftliklerinin içerisinde bol ilaç verilerek gelişen ve bol kimyasal içerikli besinlerle beslenen bu canlılar bize nasıl bir fayda sağlayacak? Aynı şekilde bol ilaç verilerek gelişen meyve, sebze ve bitkiler bizlere nasıl bir fayda sağlayacak? Mutsuz ve bol ilaçla gelişen ve yaşam hakkı kısıtlanan bu hayvanların aynı zamanda mutsuz, hüzünlü ve bol ilaçlı etkisi yediklerimizle beraber bizlere de işleyecek bu kaçınılmaz bir son. İnsanlık son yüzyılda çok farklı türevlerde hastalıklar geçiriyor, fiziksel özelliklerimiz değişiyor, psikolojik sorunlarımız artıyor ve böylece gergin topluluklar halinde yaşamımıza devam etmeye çalışıyoruz. Paketlenmiş gıda sorunu ise bambaşka bir boyut, tam anlamıyla kimyasal deneylerindeki kobaylar haline dönüşmüş durumdayız. Peki ya insanlar bu durumlar karşısında ne yapmaktalar? Çoğu insan daha çok okuyup araştırarak bilinç seviyesini artırmak için elinden geleni yapıyor.Bilinç seviyesi artmayan insanlar ve topluluklar ise sürecin ve düzenin bir parçası olmaya devam etmekteler.

Endüstrinin gelişimi ve kontrol altına alınamayan sanayileşme süreci ise bambaşka ve büyük sorunlar ile dünyayı tehdit altına almış durumda. Son zamanlarda ülkeler, büyük sivil toplum kuruluşları ve yöneticiler iklim krizinin etkileri nedeniyle eylem planları geliştirmeye başladılar. Bu eylem planlarının ne derece işe yarayacağı zamanla insanlık tarafından görülecek. İklim krizi konusunun hafife alınıp geçiştirilecek bir durumu kalmadı o sebeple mümkün olan en kısa zamanda etkin çözümler bulunmalı ve bilinç düzeyi yüksek tutulmalı.

Birçok sorunu içinde barındıran dünya ve sorunlarla mücadele eden tüm canlılar umarız ki bir an önce alınan önlemler sayesinde bir nefes alır. Bu önlemleri alacak sorumluluğa sahip canlılar ise biz insanlarız.

Hepimiz gelecek nesiller adına elimizi taşın altına koyup sorumluluk almalıyız. Tüketim kültürü, postmodernizm gibi kavramların etkisinden çıkıp sürdürülebilir formlar için etkin çalışmalarda bulunmalıyız. Sorumluluk almak belki de tüm insanlığa hatta tüm canlılara iyi gelecektir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER