İnsanlık tarihinde üç büyük tercüme hareketi ve bilgi aktarımı yaşanmıştır. Bunlardan ilki M.Ö. VI-IV. yüzyıllarda Batı Asya kıyıları ve Ege adalarında gerçekleşmiştir. Pythagoras’tan Platon’a kadar birçok Grek düşünürü eski Mısır, Mezopotamya, Hind ve İran düşüncesini yakından tanıma ve kendi bölgelerine taşıma imkânını bulmuşlardır. Özellikle Büyük İskenderin Asya seferi esnasında uğradığı kültür ve medeniyet merkezlerinden çok büyük ölçüde kaynak ve bilgi intikalinin yaşandığı, felsefi ilimleri sistemleştiren ve hemen her alanda ölümsüz eserler bırakan Aristoteles’in de bu imkânı çok iyi değerlendirdiği biliniyor. Şu bir gerçek ki “Grek Mucizesi” olarak adlandırılan o büyük düşünce ve ilim atılımının gerisinde, işte bu bilgi aktarımının en önemli aracı olan tercüme hareketinin vazgeçilmez rolü yatar. Tarihin şahit olduğu ikinci büyük bilgi aktarımı VIII.- XI yüzyıllar arasında başta Grek düşüncesi olmak üzere çeşitli kültür ve medeniyetlere ait eserlerin Arapçaya aktarıldığı tercüme hareketidir. Bu süreç İslam dünyasında büyük filozof ve ilim adamlarının yetişmesini böylece çeşitli akım ve ekolleriyle İslam düşünce, felsefe ve biliminin en olgun ürünlerini vermesini sağlamıştır. Üçüncü ve son büyük bilgi ve kültür aktarımı ise XI. asırdan başlayıp XIII. asrın sonlarına kadar devam eden Arapçadan Latince ve İbrânîce başta olmak üzere Batı dillerine yapılan tercümeler yoluyla gerçekleşir. Bu süreç Rönesans ve reform çabalarını neticesinde Batı Ortaçağının kapanıp Yeniçağın açılmasıyla sonuçlanır.
Birinci Tercüme Hareketi (M.Ö. VI–IV. yüzyıllar)
• Batı Asya kıyıları ve Ege adalarında gerçekleşmiştir.
• Grek düşünürleri (örneğin Pythagoras, Platon) eski Mısır, Mezopotamya, Hint ve İran düşüncesini tanıma fırsatı bulmuşlardır.
• Büyük İskender’in Asya seferleri sırasında kültürler arası yoğun bilgi aktarımı yaşanmıştır.
• Aristoteles, bu bilgi birikimini sistemleştirerek felsefi ilimleri geliştirmiştir.
• “Grek Mucizesi” denilen düşünsel atılımın temelinde bu tercüme ve bilgi aktarımı vardır.
İkinci Tercüme Hareketi (VIII–XI. yüzyıllar)
• Grek eserleri başta olmak üzere çeşitli kültürlere ait eserler Arapçaya çevrilmiştir.
• Bu süreç İslam dünyasında büyük filozof ve bilim insanlarının yetişmesini sağlamıştır.
• İslam düşüncesi, felsefesi ve bilimi en olgun dönemini yaşamıştır.
Üçüncü Tercüme Hareketi (XI–XIII. yüzyıllar)
• Arapçadan Latince ve İbranice başta olmak üzere Batı dillerine çeviriler yapılmıştır.
• Bu süreç Avrupa’da düşünsel dönüşümü tetiklemiştir.
• Sonuçta Rönesans ve Reform hareketleri ortaya çıkmış,
• Ortaçağ kapanarak Yeniçağ başlamıştır.
İnsanlık tarihinde büyük düşünsel ve bilimsel sıçramalar, farklı medeniyetler arasında gerçekleşen tercüme ve bilgi aktarımı sayesinde mümkün olmuştur. Tercüme hareketleri, kültürler arası etkileşimin en güçlü araçlarından biri olmuştur.

YORUMLAR