Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Onur Akdemir / Bilişim Uzmanı
Onur Akdemir / Bilişim Uzmanı

Türk Tarihinin Kalbi ve Ruhu

Türkler için Ötüken, sadece coğrafi bir bölge ya da haritadaki bir nokta değildir. O; devletin temel taşı, ruhun sığınağı ve “Toprak Ana”nın (Ötüken Yış) ete kemiğe bürünmüş halidir. Peki, binlerce yıl geçmesine rağmen neden hâlâ Türklerin kolektif hafızasında bu kadar canlı? Gelin, bu kadim sırrın perdelerini biraz aralayalım.

 

Devletin”Kut” Bulduğu Merkez

Eski Türk inanışına göre kağanlar, yönetme yetkisini (Kut) Tanrı’dan alırdı.

Ancak bu yetkinin fiziksel dünyadaki onayı Ötüken’den geçerdi. Orhun Kitabeleri’nde Bilge Kağan şöyle der:

“Ötüken ormanında oturursan ebediyen devlet tutarak oturacaksın.”

Bu bir tavsiye değil, bir varoluş kodudur. Ötüken’i terk etmek, köklerinden kopmak ve rüzgârın önündeki yaprak gibi savrulmak demektir.

 

Tabiatın ve Ruhun Uyumu

Ötüken’in sırrı, Türklerin doğayla kurduğu o muazzam dengede saklıdır.

Türkler için dağlar canlıdır, sular kutsaldır. Ötüken, bu kutsiyetin zirve noktasıdır.

Bozkırın ortasında yükselen bu ormanlık bölge,hem bir kale kadar korunaklı hem de bir ana kucağı kadar besleyicidir.

Türk strateji dehası, lojistik gücünü ve manevi direncini bu coğrafyanın sunduğu imkanlarla harmanlamıştır.

Dirilişin Sembolü:

Ergenekon’dan Bugüne Türklerin daraldığında, yok olma eşiğine geldiğinde döndüğü yer yine o kutsal havzadır. Ergenekon destanında demir dağı eritip çıkan o irade, aslında Ötüken’in bağrında saklanan küldür.

O kül, her yüzyılda bir yeniden alevlenir.

Bugün modern dünyada “Türk kimliği” dediğimiz o sarsılmaz yapı,harcını 

Ötüken’in toprağından almıştır.

 

Neden Hâlâ Ötüken?

Bugün belki göçebe değiliz, atlarımızla uçsuz buçsuz bozkırlarda koşturmuyoruz.

Ancak modern dünyanın karmaşasında yönümüzü kaybettiğimiz her an, o kadim pusula bizi aynı yere yönlendiriyor: Öze dönüş.

 

Ötüken’in sırrı aslında çok basittir: Disiplin, doğaya saygı ve bağımsızlık aşkı.

Eğer bu üçünü kaybedersek, sadece coğrafyamızı değil, ruhumuzu da kaybederiz. Türk milleti için Ötüken, sadece geçmişin bir anısı değil, geleceğin de en büyük teminatıdır.

Kökü derinde olanın, rüzgarla işi olmaz. Bizim kökümüz Ötüken’dedir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER