Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Vahit Emre Işık / Uzman Psikolog
Vahit Emre Işık / Uzman Psikolog

Çocuklar Neden Yalan Söyler? 

Bir Ahlak Sorunu Değil, Bir Gelişim Meselesi 

“Ben yapmadım.”
“Ödevim yoktu.”
“Kardeşim kırdı.” 

Birçok ebeveyn için çocuğun yalan söylediğini fark etmek, içte bir alarmın çalması gibidir. Çocuk yalan söylediğinde anne babaların aklından genellikle şu düşünceler geçer: “Daha bu yaşta yalan söylüyorsa ileride ne olacak?”, “Karakteri mi bozuluyor?”, “Bu davranışı nasıl engellerim?” 

Oysa çocuklarda yalan söyleme davranışı çoğu zaman bir ahlak sorunu değil, gelişimin doğal bir parçasıdır. 

Çocuklar yaklaşık 3–4 yaş civarında yalan söylemeye başlar. Bu dönem, çocuğun zihinsel gelişiminde önemli bir eşiğe denk gelir. Çocuk artık kendi zihni ile başkasının zihninin aynı olmadığını fark etmeye başlar. Yani “Benim bildiğimi annem bilmeyebilir” düşüncesi oluşur. Psikolojide buna zihin kuramı gelişimi denir. Bu beceri geliştiğinde çocuk şunu keşfeder: Gerçeği saklarsam karşımdaki kişi gerçeği bilmeyebilir. Yalanın bilişsel zemini tam olarak burada ortaya çıkar. 

Çocukların yalanları çoğunlukla yetişkinlerin düşündüğü gibi kötü niyetli değildir. Aksine, çoğu yalanın altında duygusal bir ihtiyaç bulunur. En sık görülen nedenlerden biri ceza korkusudur. Çocuk doğruyu söylerse kızılacağını ya da cezalandırılacağını düşünür. Bazı çocuklar onay ihtiyacı nedeniyle yalan söyler; başarılı görünmek, ebeveynin gözünde değerli kalmak ister. Özellikle okul döneminde “ödevim yoktu” gibi yalanlar çoğu zaman başarısızlık utancından kaçınma çabasıdır. Daha küçük yaşlarda ise hayal gücü ile gerçek birbirine karışabilir. Çocuk anlattığının yalan mı hayal mi olduğunun kendisi de tam farkında olmayabilir. Bazen de çocuk ebeveynini hayal kırıklığına uğratmamak için gerçeği saklar. Aslında çoğu çocuk yalan söylediğinde içten içe şu kaygıyı yaşar: “Gerçeği söylersem annem babam üzülür ya da beni daha az sever.” 

Araştırmalar, cezalandırıcı ve sert ebeveyn tutumlarının çocuklarda yalan söylemeyi artırdığını gösterir. Çünkü çocuk zihni basit bir öğrenme kurar: Doğruyu söylemek ceza getiriyorsa, yalan söylemek korur. Bu noktada yalan, çocuğun karakterinin değil, kendini koruma stratejisinin parçası haline gelir. Bu nedenle yalanın en güçlü besini korkudur. Güven arttıkça yalan azalır. 

Yalan söyleyen çocuğa verilen tepki, çocuğun ahlaki gelişimini doğrudan etkiler. Sert suçlamalar, sorguya çekme, utandırma ya da “yalancı” etiketi yapıştırma davranışı azaltmaz; aksine yalanı daha gizli ve daha sık hale getirir. Çocuk bu durumda gerçeği değil, yakalanmamayı öğrenir. Oysa ebeveynin sakin kalması, çocuğun zorlandığını anlamaya çalışması ve doğruyu söylemeyi güvenli hale getirmesi gerekir. “Yalan söylüyorsun” demek yerine “Bunu söylemek zor geliyor olabilir” demek, çocuğun savunmasını düşürür. “Doğruyu söyle” baskısı yerine “Ne olduğunu birlikte anlayabiliriz” yaklaşımı, gerçeği tehdit olmaktan çıkarır. 

Çocuk yalan söylediğinde asıl sorulması gereken soru şudur: “Bu çocuk şu anda gerçeği söylemekte neden zorlanıyor?” Çünkü yalan çoğu zaman çocuğun bozulduğunu değil, ilişki ortamında bir şeylerin zorlayıcı olduğunu gösterir. Yalan bir alarmdır. Çocuğun korktuğunu, utandığını, onay aradığını ya da hayal kırıklığından kaçındığını anlatır. 

Unutulmaması gereken en önemli nokta şudur: Çocuklar en çok güven duydukları kişilere doğruyu söyler. Eğer bir çocuk gerçeği rahatça paylaşabiliyorsa, bu ahlaki olgunluktan önce ilişkisel güvenin göstergesidir. Bu yüzden çocuklarda dürüstlük öğretimi, cezayla değil güvenle gelişir. Güven büyüdükçe yalan küçülür. 

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER