Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dilara Arslan / Yazar
Dilara Arslan / Yazar

Kırılma

İlk başta fark edilmez.
Her şey yerli yerindedir; masa, duvar, sesler. Gün kendi ritminde akar. Kapılar aynı şekilde açılır, aynı şekilde kapanır. Konuşmalar eksilmez, susuşlar çoğalmaz. Dışarıdan bakıldığında hiçbir şey değişmemiştir.
Yine de çok küçük bir kayma olur.
Ne zaman başladığı bilinmez.

Belki bir bakışın gereğinden uzun sürmesinde, belki de gereğinden erken çekilmesinde. Bir cümlenin ortasında unutulan bir kelimede. Kimse o an durup bakmaz. Çünkü her şey hâlâ olması gerektiği gibidir.
Sonra bir an gelir.
İçinden geçerken sıradan görünür, sonradan ağırlık kazanır. Bir ses tonu hafifçe incelir. Bir hareket yarım kalır. El, uzandığı yerden geri çekilir. Gözler bir noktaya takılır ama orada kalmaz. O an, ne öncesine benzer ne sonrasına. İçinde ince bir çatlak sesi vardır; duyulmaz ama hissedilir.

Devam edilir.
Çünkü her şey devam eder. Aynı sandalyeye oturulur, aynı yoldan yürünür. Sabah yine aynı saatte başlar, gece yine aynı şekilde biter. Ama adımların ağırlığı değişmiştir. Zemin eskisi gibi durur, basan aynı değildir. Bir şey yerinden oynamıştır; görünmez, ama geri konulmaz.
Bazıları o anı saklar.
Üzerini örter, başka şeylerle doldurur. Yeni sözler, yeni alışkanlıklar, yeni sessizlikler eklenir. Kırığın üstüne ince katmanlar çekilir. Dışarıdan bakıldığında yüzey düzelir. Ama altındaki çizgi kaybolmaz; yalnızca daha derine iner.

Bazıları hiç dönüp bakmaz.
Sanki hiç olmamış gibi yürür. Aynı yerlere gider, aynı insanlarla konuşur. Ama bir şey hep eksik kalır. Eksik olanın ne olduğu bilinmez; sadece yerinin boş olduğu hissedilir.
Gece olduğunda daha belirginleşir.
Sesler çekildiğinde, kalan şey daha görünür olur. Eşyaların arası açılır, mesafeler uzar. Aynı odada durulur ama aynı yerde olunmaz. Duvarlar konuşmaz, ama sustukça çoğalır. Sessizlik, içinde taşıdığı şeyi saklamaz artık.
Bazen bir an geri döner.
Aynı cümle yeniden kurulacak gibi olur, aynı hareket tamamlanacak gibi. Ama hiçbir şey tam olarak yerine oturmaz. Çünkü kırılan şey, eski hâline dönmez. Sadece başka bir şekle alışır.

Zaman geçer.
İzler silinmez ama seçilmez hâle gelir. İnsan, kırığın etrafından dolaşmayı öğrenir. Dokunmamayı, bastırmamayı, görmemeyi. Bu bir unutma değildir; yalnızca başka bir düzen kurulur.
Ve bir gün, her şey yine tamam görünür.
Ne eksik vardır ne fazla. Her şey yerli yerindedir. Ama bu, eski bütünlük değildir. Parçalar bir aradadır; aralarındaki mesafe görünmez. O mesafe kalır.

Kırılma, olan biten bir şey değildir.
Geçip gitmez. Sadece yer değiştirir.

İçeride bir yerde, adı konmadan, sessizce.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER