Rusya’nın jeopolitik anlamda Ukrayna’dan sonraki hedefi Moldova gözükmektedir. Zaten Avrupa’nın hop oturup hop kalkmasının ana nedeni budur. Çünkü onlarda biliyor Rusya’nın ana hedefinin Avrupa olduğunu ve sıranın kendilerine gelmekte olduğunun farkındalar. Konumuza dönecek olursak peki bir Rusya’nın Moldova’ya müdahalesi durumunda neler yaşanır?
AB ve ABD büyük olasılıkla güçlü diplomatik kınama ve ekonomik yaptırımları devreye sokar; NATO doğrudan askeri müdahale garantisi vermeyen bir yapıda olsa da müttefikler Moldova’ya insani, askeri-teknik ve istihbari destek sağlamaya çalışır, Romanya üzerinden lojistik/insani koridorlar kurulur. Bu tepki hem Kırım sonrası pratiklerin tekrarı hem de Ukrayna deneyiminden öğrenilmiş koordinasyonun uygulanmasıdır aslında. NATO’nun resmi dili Moskova’yı caydırma ve kınama ondan ötesi olmaz. Ve Moldova Rus toprağı olur ve Avrupa’nın kapıları Rusya’ya tamamen açılır. Ve Rusya kazandıkları (a) güvenlik tamponu (Transnistria üzerinden Karadeniz hattında etkili üsler), (b) enerji/diplomatik baskı aracı (enerji akışlarını kullanan jeoekonomik baskı), (c) siyasal etki (AB içindeki ayrışmayı tetikleyip bazı ülkelerde Rusya’ya daha fazla alan açmak) özetleyebiliriz.
Peki Moldova halkı bu durumu nasıl karşılar? Moldova’nın nüfusunun büyük kısmı Rus, Ukraynalı ve Gagauz Türklerinden oluşmakta. Transnistria ve bazı güney bölgeleri Rusya siyasi seçeneğine daha yakın; orada işgale nispeten kabullenme olasılığı daha yüksek gözükmektedir. Moldova, Sovyetler döneminde Rusya’nın parçasıydı; Sovyet dağılmasından sonra Transnistria’da 1990–1992 ayrılıkçı çatışma ve fiili bölünme yaşandı; Rus “barış gücü” varlığı ve uzun süreli etki burada tarihi bir zemin oluşturmuştur. Sovyet mirası, kimlik tartışmaları ve 1990’lardan beri süregelen Rus nüfuz mekanizmalarının bugünkü durumun ana nedenidir.
Bu durum karşısında olası bir Rusya- A.B.D. ittifakı durumunda A.B ülkeleri ve NATO’nun durumu ne olur? Neler yaşanır?
Kısaca özetleyecek olursak üç ana etki görülür:
1) Avrupa’da güven krizi (müttefikler ABD’ye karşı güvensizlik duyabilir)
2) NATO parçalanmaz ama politik uyum zedelenir (kurum formel olarak kalır; ortak irade zayıflar),
3) Avrupa stratejik özerklik tartışması hızlanır (AB savunmada daha bağımsız adımlar arar). NATO’nun tamamen dağılması düşük olasılıktır; ancak ittifak içi gerilimler, yük paylaşımı ve güvenilirlik sorunları derinleşir. Ve buda parçalanmayı getirir.
Akla şu soru gelebilir ABD savaş sonrası Rusya’dan ne tavizler alabilir; ABD’nin bu durum karşısında çıkarı nedir?
ABD’nin pazarlıkta isteyeceği temel maddeler: sıcak çatışmanın dondurulması, nükleer istikrar, Rusya’nın Çin’e daha yakınlaşmasını sınırlayan taahhütler ve küresel dengeyi koruyan ekonomik garantiler. Karşılığında ABD, yaptırımların kademeli hafifletilmesi, enerji/ticaret kanallarında sınırlı açılımlar veya bazı finansal düzenlemeler teklif edebilir. ABD’nin en büyük çıkarı ise çatışmanın genişlemesini önlemek ve stratejik kaynaklarını Asya-Pasifik’e kaydırma esnekliğidir. Alan memnun satan memnun.
Peki böyle bir durumda Türkiye ne yapmalı?
Bu gelişmeler ışığında Türkiye’nin yapacağı en stratejik hareket Yunanistan’ın işgal edilmesidir. Çünkü dünya eski dünya değil, Türkiye’de eski Türkiye değil. Yeni dünya konjektörü bu minvalde oluşacak ve Türkiye zamanın ruhunu yakalamak zorunda. Ve Türkiye’nin kazanımları çok büyük olur. Bunlardan bazıları;
Bölgesel liderlik fırsatı; ABD–Rusya “büyük pazarlığı” esnasında Türkiye, Avrupa–Asya arası köprü, enerji koridoru ve bölgesel güvenlik garantörü olarak merkezi bir rol alabilir; bu statü hem siyasi nüfuz hem ekonomik transferler sağlar.
Balkanlarda etkisini hızlı artırma imkânı; Avrupa’nın dikkatinin başka yöne kaydığı/AB’nin zayıfladığı ortamda Ankara, tarihsel kültürel bağlar (müslüman topluluklar, Osmanlı mirası), ekonomik yatırımlar, diasporik ağlar ve dini-kültürel kurumlar üzerinden Balkanlarda etkisini genişletebilir. Türkiye yatırım-diplomasisi ile altyapı, eğitim, medya ve iş insanı ağlarını güçlendirirse kısa zamanda çok büyük etki yaratır.
Ekonomik tavizler & yatırım fırsatları; Eğer Rusya’ya geniş yaptırım hafifletmesi gelirse Türkiye enerji ithalatını, inşaat/altyapı projelerini ve finansal işlemleri düzenleyerek ekonomik kazanç sağlar.
Ve nihayetinde KIZILELMA ROMA vesselâm …

YORUMLAR