Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dr. Ümit Özen / Akademisyen
Dr. Ümit Özen / Akademisyen

Venezuela A.B.D Çatışmasının Görünmeyen Yüzü-1

Venezuela ve A.B.D arasındaki gerilimin arka planına baktığımızda, Venezuela’da Nicolás Maduro yönetimi, 2013 sonrasında petrol gelirlerinin düşmesi, ekonomik kriz, siyasal meşruiyet tartışmaları ile karşı karşıya geldi. ABD, Maduro yönetimini “meşru olmayan” olarak tanıdı ve Venezuela’daki durumu Latin Amerika bölgesel güvenlik, göç ve enerji bağlamında bir sorun olarak gördüğünü her platformda dile getirdi.

 

Peki A.B.D’nin temel stratejisi ne?

Neyi amaçlıyor?

Ve ne tür girişimlerde bulunuyor?

 

ABD, Venezuela petrol-gaz sektörü, altın madenciliği ve devlet şirketleri üzerinden yaptırımlar uyguluyor. Venezuela’dan gelen göçmenlerin durumu ABD’de önemli bir gündem maddesi; örneğin geçici koruma statüleri (TPS) verilmişti. ABD, Venezuela’yı potansiyel bir bölgesel istikrarsızlık kaynağı olarak görüyor; suç örgütleri, uyuşturucu trafiği ve dış aktörlerin etkisi stratejik risk olarak değerlendiriliyor ABD, Venezuela’da “daha adil seçim ortamı”, insan hakları ihlallerinin izlenmesi gibi kriterler üzerinden diplomatik baskı uygulamaya devam ediyor.

 

Son gelişmelere ve uygulamalara baktığımızda Mart 2025’te ABD, Venezuela’nın ABD’den gönderilen ve yasal statüsü olmayan göçmenlerini kabul etmemesi durumunda yeni, ağır yaptırımlar uygulanacağı uyarısında bulundu. ABD, 2023-2024 döneminde bazı yaptırımları geçici olarak hafifletmişti; örneğin petrol-gaz ve altın sektörüne ilişkin izinler verilmişti. Venezuela tarafı ise ABD’nin politikalarını “ekonomik savaş / şantaj” olarak nitelendiriyor ve iş birliği mekanizmalarında geri çekilmeler olduğunu belirtiyor. Göç açısından: Venezuela’dan ABD’ye gelen/sığınan kişiler için koruma programları vardı fakat bu statüler bazıları için sonlandırılmaya başlandı. Genel gidişat bu yönde ilerliyor peki arka planda neler oluyor. Muhtemel bir A.B.D Venezuela savaşı çıkması durumunda ne olur?

A.B.D.’nin ekonomik, siyasi ve askeri gücü belli ya Venezuela’nın durumu!

 

Venezuela’nın askeri gücü belli ama hesaba katılmayan bir milis gücü var. Milicia Nacional Bolivariana (Bolivarcı Ulusal Milis) 2008’de Hugo Chávez tarafından kuruldu; 2010’dan itibaren Venezuela Silahlı Kuvvetleri’nin resmî beşinci kolu haline geldi. Hedefi devrimi korumak emperyalizme karşı halk savunması ve iç güvenliği desteklemek. Tahmini üye sayısı 3–4 milyon arasında bu milisler genellikle hafif silahlarla donatılmış, bölgesel savunma taburları şeklinde örgütlenmiş ve her an savaşa hazır durumda.

 

ABD topraklarında Venezuela kaynaklı bir kargaşanın çıkması olasılığı yüksek dijital propaganda, siber saldırılar veya Latin kökenli topluluklar üzerinden algı operasyonları şeklinde olabilir. Bu da A.B.D. topraklarında bir kargaşaya ve iç savaşa dönüşebilir.

 

Venezuela’nın etki alanlarına baktığımızda; Latin Amerika dışındaki Latin kökenli diasporalar (örneğin ABD’deki Venezuellalı, Kübalı ve Porto Rikolu sol gruplar) arasında ideolojik sempati oluşturdu. Hugo Chávez dönemi (1999–2013)  Chávez, “Bolivarcı Devrim” adını verdiği ideolojiyi tüm Latin Amerika’ya yaymaya çalıştı ve başarılı oldu.

Bu ideoloji; anti-emperyalizm, ABD karşıtlığı, halkçı sosyalizm ve Latin dayanışması temellerine dayanıyor. Bu fikir, özellikle yoksul Latin kökenli topluluklarda kendi kimliğini bulma ve ABD’ye karşı durma söylemiyle popüler hale geldi. Küba, Nikaragua, Bolivya, Ekvador (Correa dönemi) gibi ülkelerde hükümet politikalarına ilham verdi. ABD içindeki bazı Latin aktivist grupları, Chávez ve Maduro’yu emperyalizme karşı direnişin simgesi olarak görmekte.

Venezuela, 2000’li yıllarda petrol zenginliğini kullanarak “Petrocaribe” programını başlattı ve Karayip ve Orta Amerika ülkelerine indirimli petrol vererek siyasi destek kazandı. Bu ekonomik bağımlılık aynı zaman da ideolojik yakınlığı da pekiştirdi. Venezuela, yoksul Latin ülkelerinden öğrencileri eğitim burslarıyla ülkesine çekti. Bu öğrencilerden bir kısmı ülkelerine döndüklerinde Bolivarcı ideolojiyi kendi ülkelerinde savunmaya başladı.

 

Ayrıca Venezuela, teleSUR adlı çok dilli bir medya ağı kurdu (merkezi Caracas’ta, Küba destekli). teleSUR, Latin dünyasında ABD karşıtı, “çok kutuplu dünya” yanlısı yayınlar yapıyor. Bu ağ, hem Latin Amerika ülkelerinde hem ABD’deki Latin topluluklarında propaganda aracı olarak kullanılıyor. Chávez” figürü, birçok Latin sol grubunda efsanevi lider statüsünde; posterlerde, marşlarda ve mitinglerde kullanılıyor. “Patria, Socialismo o Muerte!” (Vatan, Sosyalizm ya da Ölüm!) sloganı hâlâ birçok Latin sosyalist hareketinde kullanılıyor.

A.B.D ben büyük devletim, istediğimi yaparım, dünyanın Jandarmasıyım gibi söylemlerin ve yaptırımların önümüzdeki süreçte çokta gerçekçi ve kolay olmadığı görünmekte.

Kim bilir bekli de üçüncü Roma’nın sonunun başlangıcıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Bir adet yorum var

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER