Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dr. Ümit Özen / Akademisyen
Dr. Ümit Özen / Akademisyen

Küreselciler Yine İş Başında !

Dünyaya genel olarak baktığımızda her yerde kaos, savaşlar, soykırımlar, açlık gibi bir çok şeyle karşı karşıya kalırız. Peki bu olayların yaşanmasının ana nedeni ne? Kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor. Bu olaylar en çok kimin işine yarıyor?

Yoksa bütün dünyaya yetecek kadar toprakta var, gıdada var, enerjide var.

Dünyada üç büyük küresel ölçekli devlet var. ABD, Rusya ve Çin bunların şu andaki durumlarına baktığımızda Rusya, Ukrayna bataklığına saplanmış boğuşuyor, keza ABD, İran ile mücadele içinde o da bir bataklığın içinde. Peki ya Çin? Acaba sıra Çin’de mi? Küreselcilerin Çin ile ilgili düşünceleri neler? Yeni dünya düzeni nasıl şekillenecek? Ve bu yeni şekillenen dünyada Türkiye’nin yeri ne olacak?

Pasifikte çıkabilecek olası bir Çin-Japonya savaşı Türkiye’yi ve dünyayı nasıl etkileyecek?  

Çin ile Japonya arasında bir savaşın çıkması, sadece iki ülkenin savaşı olmaz bu durum Pasifik merkezli yeni bir küresel güç savaşına dönüşebilir. Çünkü Çin ile Japonya arasındaki denge; dünya ticareti, teknoloji üretimi, enerji yolları ve ABD güvenlik mimarisinin merkezindedir. Böyle bir savaş küresel ekonomiyi doğrudan felç edebilir. Peki savaşı tetikleyecek unsurlara baktığımızda; öncelikle Tayvan meselesi, Doğu Çin Denizi, Pasifik deniz yollarını ve yarı iletken ve teknoloji rekabetini sıralayabiliriz. Özellikle Tayvan merkezli bir krizin büyümesi Japonya’nın savaşa dolaylı değil doğrudan dahil olma ihtimali ortaya çıkarır. Çünkü Japon güvenlik stratejisinde Tayvan düşerse Japonya kuşatılır algısı önemli bir yere sahiptir. Böyle bir savaşın çıkması durumunda Pasifik ticareti ciddi zarar görür, çip krizi, konteyner krizi, enerji fiyat şoku, küresel enflasyon gibi durumlar ortaya çıkar. Çünkü dünya üretiminin çok büyük bölümü Asya-Pasifik ekseni ile ilişkilidir. Savaş çıkması durumunda taraflara baktığımızda Çin’in yanında Kuzey Kore, bazı Avrasya merkezli yapılar ve Çin’e ekonomik yönden bağımlılığı yüksek ülkeler yer alabilir. Rusya doğrudan savaşa girmez ama Çin’inde kazanmasını istemez stratejik olarak.

Japonya’nın yanında büyük ihtimalle; ABD, Güney Kore, Australya, İngiltere gibi devletler olabilir. Ama ABD doğrudan savaşa girmez. Çünkü Çin ile tam ölçekli bir savaş,küresel ekonomi için büyük bir yıkım olur.

ABD’nin hedefi Çin’in Pasifikte tek hegemon güç sahibi olmasını engellemek olur. Ama Japonya’ya askeri destek verir, donanmasını Pasifik’e yığar, Çin’e ağır ekonomik ambargo uygular, teknoloji savaşını büyütür. Kısacası bir hibrit savaşı modeli uygular. Bu savaş en çok Rusya’nın işine yarar. Ukrayna, Doğu Avrupa ve Kafkasya üzerindeki baskı azalır, enerji satışlarını artırır, Çin’e kaynak sağlar ve  yeni Avrasya blokları oluşturabilir.

Böyle bir savaşta Türkiye çok kritik jeopolitik avantajlar elde edebilir. Çünkü dünya   dikkatini Pasifik’e çevirdiğinde Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Karadeniz, Kafkasya gibi enerji koridorları üzerinde daha merkezi bir konuma ulaşır.

Asya’daki kriz nedeniyle: alternatif savunma tedarikçileri aranır. Türkiye, İHA, SİHA, elektronik harp, mühimmat alanında daha fazla öne çıkar ve BAYKAR gibi Türk şirketlerin etkisi artabilir. Türkiye’nin desteklediği Orta Koridor, Türk dünyası lojistik ağı, Hazar geçişli ticaret önem kazanarak Türkiye’yi Asya-Avrupa bağlantı merkezi haline getirir. Çünkü Pasifik’te kriz çıktığında,Avrupa yeni güvenli enerji yolları aramak zorundadır. TANAP, TürkAkım, IrakKafkasya enerji hatları üzerinden stratejik değer kazanabilir. Ayrıca ABD’nin odağı Pasifik’e kayınca Türkiye NATO’nun güney kanadında daha önemli bir hale gelir.

Bu durum diplomatik pazarlık gücü, savunma teknolojisi erişimi, stratejik özerklik kazandırabilir.

Çin-Japonya savaşı en çok kimin işine yarar? En kısa vadede; enerji ihracatçıları, savunma sanayii şirketleri, alternatif lojistik ülkeleri kazanç sağlayabilir. Jeopolitik olarak ise; ABD, Çin’i yavaşlatmak ister, Rusya ABD’nin dikkat dağılmasını ister, Hindistan Çin’in baskılanmasından fayda görebilir. Ki buna en çok İsrail istemektedir. Böyle bir durumda Hindistan üretim merkezi olarak yükselebilir, Batı sermayesini çekebilir, Çin’e alternatif olabilir. Uzun vadede ise kimsenin tam kazançlı çıkması garanti değildir. Çünkü Çin-Japonya savaşı küresel ekonomik sistemi sarsabilecek büyüklükte olur.

Sonuç olarak Çin-Japonya savaşı, 21. yüzyılın Pasifik merkezli büyük güç çatışması haline dönüşür. Bu savaş klasik kara savaşından çok, teknoloji, siber alan, ekonomi,deniz kontrolü, yapay zekâ üzerinden yürütülür.

Ve dünyanın yeni güç dengesi büyük ölçüde bu savaşın sonucuna göre şekillenir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER